İlk Maratonunu Koşanlar 2 – Nur Tırakoş

nur-maraton-oncesi

Nereden başlasam, nasıl anlatsam hiç bilmiyorum. Dün’den beri bir rüyanın içindeyim sanki. Bu kadar güzel bir ailenin üyesi olduğım için, etrafımda bu kadar iyilik peşinde koşan arkadaşım olduğu için çok ama çok mutluyum.

Aslında her şey 1 Ocak 2016 tarihinde başladı benim için. Yeni yılın ilk sabahında gözümü açar açmaz İstanbul Maratonu’n sayfasına girip 42km’lik parkura kayıt olmuştum. Nasıl yapacağıma dair hiç bir fikrim yoktu . Daha önce maraton koşan arkadaşlarım vardı sadece. Bir hayal olarak aklıma düşmüştü. Aylar geçmişti ve ben kendimden henüz emin olmadığım için hayalimden kimseye bahsedemiyordum , başarısız olmaktan korktuğum için.

Sonra bir gün canım arkadaşım Ümit Göktepe’ye dedim ki ben maratona kayıt oldum. Ooo daha var sen bi düşün taşın dedi. Kış geçti, bahar geldi geçti, yaz geldi. Dedim ki ben bu maratonu koşmak istiyorum hemen Ümit’in kapısını çaldım yine, o da tüm bilgisini benimle paylaştı. Aynı zamanda benimle birlikte aynı hayali kuran 4 kişi daha olduğunu öğrendim. Ayşegül Hicran Erdem, Şule Meral, Mevludiye Hoşver, Melike Cavcar, 18 haftalık programa başladık. 18 hafta boyunca birbirimize destek olduk. Hiç koşmak istemediğimiz zamanlarda, başaracağımıza inancımız kalmadığı zamanlarda birbirimizi motive ettik. 18 hafta boyunca yaklaşık 500 km antrenman yaptık.

TEŞEKKÜR

Bu süreçte öncelikli olarak antrenmaları aksatmadan yaptığımız için , kendimize inandığımız için hepimizi tebrik tebrik ediyorum. Vücuduma ,bacaklarıma, aklıma kendime kocaman teşekkür ediyorum.Bizim tüm sorularımıza sabırla yanıt veren, pace ‘i , tempoyu, intervali bile bize uzun uzun anlatan , sevgili hocam Ümit’e sonsuz teşekkürler. Bu süreçte yoldaşım olan maraton kızkardeşlerim olmasaydınız bu hayal gerçek olmazdı. İyi ki varsınız. Sizi çok seviyorum. Tuz’dan Jel kullanımına güçlendirmeden beslenmeye kadar her konuda destek veren başta Fetih Çeliksöz olmak üzere tüm maraton kardeşlerime, jel desteği için Ozgul Dizman’a , tuz tabletleri için Füsun Bayramoğlu’na , denge tahtasını alamasam da Gülçin Ayşe Atay’a çok teşekkür ederim.

MARATON 

Gelelim parkura; parkur kolay. Dümdüz… Parkurda malesef insan desteği pek yok ama ben bunu hiç hissetmedim çünkü yanımda Adım Adım’dan dostlarım vardı, MaratonKardeşlerim vardı. İlk km’lerde yavaş koşacağım diye söz vermiştim kendime, gaza gelmeyecektim ama yarış ortamı gaza gelmemek elde değil. İlk km’lerde Ayşegül ile hızlı hızlı çıktık sonra dedim ki eyvah Arslan Rafet Kaya nerde?  Tuzları bende sonra aradım onu beşiktaşta onu bekledim ve buluştuk. 7 pace kardeşliği için söz vermiştik birbirimize.

28 km boyunca sohbet muhabbet devam ettik. 28 km benim için 1. Hedefti çünkü biliyordumki orda ailem beni bekliyordu. Annem, Babam Osman Tırakoş kardeşlerim Bengü Aksoy Bahar Aksoy Özdinç ve köpeğim orda beni bekliyordu. 12:00 12:30 arası Bakırköy’de olacağım diye de söz vermiştim hem onları çok bekletmemek, hemde beni yorgun görmesinler diye postürümü düzelttim, nefesimi dengeye soktum. Bu arada arslancığımı vicdanım sızlarayak biraz arkada bıraktım.

_mg_9729.

28. Km de sevgi depolayarak yoluma devam ettim ve bir baktım ki Direm Adıgüzel bisikletle parkurda. Sonra Kadir Kadıoğlu. Sonra Göknur Nogratlı çıktı karşıma sonra birden Ümit. 36. km’ de Merve ve Zeynep Göktepe. En kolay kısmı son 6km diyebilirim çünkü yanımda meleklerim vardı. Ayrıca 30 km de duvar falan yok. Olsa olsa sevgi duvarı olabilir benim yaşadığım şey buydu. 40. KM’de Fetih ve Memnune Bozoğlu geldi,  sonra Ceren Şahin ve sonra finish’i gördüm ve hala inanamıyorum. 10 km’yi hala 1 saatin altında koşamayan ben 42 km boyunca durmadan koştum. Su molaları dışında hiç durmadan hemde. İsteyince, inanınca, çalışınca oluyormuş. Tüm parkur boyunca yanımda olan Florya Çaylaklara, Adım Adım ‘ın melek kalpli antrenörlerine, parkurda göz göze gelip gülümseyerek geçtiğim iyilik peşinde koşan herkese sonsuz teşekkürler. İyi ki Adım Adım’ın bir parçasıyım. İyi ki ilk maratonumu İstanbul’da iyilik peşinde koşarak bitirdim. Adımlarımı okumak isteyen fakat ailesinin maddi yetersizliği nedeniye okuyamayan çocuklar için attım.

Meğer ben hem kalp, hem vücud, hem beyin, hemde ruhmuşum.. Yanımda olan herkese tekrar sonsuz teşekkürler. Hepiniz iyi ki varsınız.. Hepinizi çok seviyorum…

Kaynak: Nur Tırakoş

_mg_9866

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir